Bugün - 26 Ocak 2015 Pazartesi
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künye
Reklamlar
Sayfalar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.bulten.gen.tr Logo
İstanbul 12°C
Yazar Detayları

İsmail Bıyıklı

İsmail Bıyıklı - Kitaplık-1: Böğürtlen Kışı - Sarah Jio

Kitaplık-1: Böğürtlen Kışı - Sarah Jio
Yazı Tarihi: 15 Şubat 2014 Cumartesi
i.biyikli34@hotmail.com

Böğürtlen Kışı - Sarah Jio

----ARKA KAPAK-----
"Canım Daniel'ım,

Kaybolduğun gün dünyam sona erdi, canım oğlum. Seni her kim alıp götürdüyse, seninle birlikte kalbimi, hayatımı da çaldı. Ben senin gülümsediğini görmek, kahkahalarını duymak, mutluluğunu paylaşmak için yaşıyordum."

Vera Ray 1933 yılının o karlı mayıs akşamında üç yaşındaki oğlu Daniel'ı son kez öptüğünü bilmiyordur. Her ne kadar oğlunu yalnız bırakma düşüncesinden nefret etse de hayatlarını devam ettirmek için çalışmak zorundadır. Tek avuntusu, gün ağardığında küçücük oğluna sarılacak olmasıdır. Ancak Vera geri döndüğünde karşılaştığı manzara, Daniel'ın boş yatağıdır. Bir de karlar içine gömülmüş olan oyuncak ayısı.

Seksen sene sonra Seattle yine mayıs ayında karlar altındadır. Köklü bir gazetede muhabir olan Claire Aldridge, bu doğaüstü olayı haber yapacaktır. Araştırmalarına devam eden Claire, küçük çocuğun bu zamana kadar sonuçlanmamış kaçırılma davasıyla karşılaşır. Evlat kaybetmenin ne demek olduğunu çok iyi bilen Claire, bu olayı çözmeye karar verir. Ancak çözdüğü her düğümün, onu Vera'yla olan bağlantısına yaklaştırdığından habersizdir…

Böğürtlen Kışı aşkı, umudu ve umutsuzluğu derinden anlatan muhteşem bir kitap. Bu öyküyü yüreklerinizden kolay kolay silip atamayacaksınız.

BÖĞÜRTLEN KIŞI'na DERİN BİR BAKIŞ...

Kendinizi Vera Yerine Koyun...
     Çok ünlü bir otel de çok düşük bir ücretle temizlik görevlisi olarak çalıştığınızı düşünün. Durumunuz o kadar kötü ki, kira ödeyecek paranız bile yok, hatta ev sahibiniz kira için size tecavüz bile etmeye kalkıyor. Bazen açlıktan oteldeki artık yemekleri yiyorsunuz. Sonra çok zengin biri sizi çok beğeniyor ve size aşık oluyor o sizde ona tabi. Bu aşk öyle büyük olsun ki, sevdiğiniz kişinin ailesi siz onunla evlendiğiniz de ondan maddi desteğini çekecek olsun. Siz bu adamdan sırf parasını kaybetmemesi için öylece bırakıp gidin. Üstelik hamile olduğunuzu bildiğiniz halde ama unutmayın ki, o adam sizin hamile olduğunuzu bilmiyor. Zor şartlar altında çalışıyorsunuz. Çocuğunuz doğuyor, büyüyor ve 3 yaşına geliyor. Siz çalışmak zorundasınız, çocuğunuzu bırakabileceğiniz kimseniz yok. Onu akşamları uyutuyor ve işe gidiyorsunuz. Döndüğünüz de ise çocuğunuz yatağında yok. Deli gibi onu arıyorsunuz fakat koskoca şehirde 3 yaşındaki bir çocuk nereye gidebilir ki? Aklınızı kaçırmak üzeresiniz ve o sırada bir polis görüyorsunuz, polisler size inanmıyor. Yıllar geçiyor, geçiyor, geçiyor... Minik oğlunuz hala ortalar da yok. Onu bulmak için istemediğiniz insanlarla sırf yardım ederler diye cinsel ilişkiye giriyorsunuz. Düşündünüz mü? Ne kadar acı verici değil mi? Asıl olay bundan sonra başlıyor aslında Claire, çok başarılı bir gazeteci bu olayları çözmeye çalışıyor. Sizi kitabın sonunda öyle bir sürpriz bekliyor ki, gözlerinize inanamayacak hatta kendinizi tutamayacak hüngür hüngür ağlayacaksınız. Etkisinden uzun bir süre kurtulamayacak belki de bir kez daha okumak isteyeceksiniz...

Annelik...
Aslında biz erkeklerin genel anlamda anlayamayacağımız çok derin bir duygu var "Annelik". Öylesine saf, temiz, anlamlı ve duygu yüklü ki, anlatırken bile içi hoş oluyor insanın. Herkes annesini sever öyle değil mi? O yüzden bu kitap herkese hitap ediyor. Öylesine saf bir duygu üstüne kurulmuş ki. Sizi kalbinizin orta yerinden vuruyor. Kendinizi yerine koyun dememe gerek kalmadan. Birinci bölüm itibariyle kendinizi zaten Vera'nın o acı durumuna koymuş oluyorsunuz. Hangi anne oğlunu 3 yaşından sonra görmemeye dayanabilir ki? 

Böğürtlen Kışı...
Mevsim sonunda görülen ani soğuklar için kullanılan eski bir meteoroloji terimi. Tam da böğürtlenlerin üzerinde beyaz, narin çiçeklerin belirmeye başladığı mayıs ayında, sıcaklığın düştüğü ve ani kar yağışlarının başlaması.

Vera'dan Mektup...
Kitabın son bölümünde yer alan Vera'nın mektubu kalbinizi acıtacak. Gerçekten kendinizi çok şanslı his etmeye hazır olun. "Ben, çok şanslıyım. Benden daha kötüleri de varmış." diyeceksiniz. Tam olarak bunu demeye hazır olun. Sanki mektup size gelmiş, sanki Daniel' i siz kaybetmişsiniz o kadar acıları siz yaşamışsınız gibi bir çöküş içine sokuyor adeta. Kelimeler çok sıradan fakat o kadar içinize işliyor ki, yaşamadığınız bir hayatı zorla yaşatıyor. 

Sarah Jio...
Daha önce, hiç bir kitabını okumamıştım. Böğürtlen Kışının kapağı o kadar güzel tasarlanmış ki, almamanız elde değil. Bende sırf kapağına aldandım. Genel de böyle özenilen kapakların içi her zaman boş gelirmiş gibi bir ön yargım vardı. Sevgili Sarah, bunu yenmeme yardım ettiğin teşekkür etmek istiyorum. E tabi ki bir teşekkürüm daha var "Blacberry Winter - Hilary Kole". Neden mi? Çünkü; Sarah bir gün, kocası ve oğullarıyla arabada gidiyormuş. Radyoda içine işleyen bu şarkı çalmış ve Sarah hemen adına bakmış, sonra defalarca dinlemiş. Onun için böğürtlenler çok anlamlıymış. Bütün bir taslak kafasında belirmiş. Herkesin bir ilham perisi vardır derler. Bu şarkı da Sarah' ın ilham perisi olmalı. Bu arada şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Sarah, kesinlikle muhteşem bir anne olmalı. Yoksa bu kadar güzel bir annelik duygusu nasıl anlatılabilirdi ki? 
    Bu kitabı bitirdikten sonra yazarın diğer kitaplarını araştırmaya başladım. Sırayla hepsini okumaya karar verdim. Eminim sizde okuduysanız yada okuyacaksanız bunu araştırma gereği duyacaksınız demektir. Size kolaylık sağlamak istiyorum. Yazarın diğer kitapları;
*Yağmur Sonrası; 2.Dünya Savaşı'nın tam ortasında yaşanan aşk ve korkunç bir cinayeti konu alıyor.
*Mart Menekşeleri; Gerçek aşkı yaşadığına inanan genç bir yazarın, yaşadığı hayal kırıklığını konu alıyor.

Sarah Jio, bize bu kitapları sunduğun için sonsuz teşekkürler. Tabi ki sizlere de beni bu ilk yazımdan yalnız bırakmayıp sonuna kadar okuduğunuz için sonsuz teşekkürler. Bundan böyle bulten.gen.tr - kitaplık köşemde sizlerle okuduğum ve unutamadığın güncel kitaplardan bahsedeceğim. En kısa zamanda görüşmek ümidiyle...
 
İletişim E-Posta: - Telefon: Okunma Sayısı: 1007
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

Canan Tan - Pembe ve Yusuf
Türkiye'de Sosyal Fobi Çığ Gibi Büyüyor. Peki ya Siz?
Aradığınız aşksa neden sadece cinsellikle yetinesiniz
Kitaplık-3: Descartes'in Yanılgısı - Antonio R.Damasio
Kitaplık-2: Artık Gidebilirsin - Daria Bignardi
Delirdim mi? Deli doktoruna gideyim?
Kitaplık-1: Böğürtlen Kışı - Sarah Jio
Diğer Yazarlar

Doğum günü
Ejderha Hastalığı
İçimdeki Çocuk
Ne İstediğini Bilmek Mi? Bilmemek Mi?
Bir hoş sada için değil mi bunca yaşamak
Çocuklarda Cinsel İstismar
36 Fayans
İçinin güzelliği yüzüne vurmuş
Bu kadar merhametsizlik doğana aykırı
Merhaba
Kendimize Karşı Oynadığımız Oyun: Ego
Hayata Dair Dersler 6- Mutluluk
Şafakta Ölüm Var –Anka’nın Çığlığı
Hayat Tam Bu Anda Başlıyor
İnsanı İnsandan Ayırmak
Hayaller Kurardım
Çığlık Atmak Denince
Canan Tan - Pembe ve Yusuf
Dostluk kavramı...
İçimizi kemiren “şey”
Ömür Havuzu
MEHMET AKİF ERSOY
Tutku Tutukluğu
Kalbimden Kalemime Yansıyanlar
Hep eleştirilen iktidar
Semazen ney - piyano
Azmin kurduğu, Acz’in yıktığı şehirler”e dair…
Günde Bir Taşı Bina-yı Ömrümün Düştü Yere...
Köşe Yazarı veya Editör Olmak İstermisiniz?

Yazar Olmak İstermisiniz ?

Bulten.Gen.Tr Eğitim Ajansı

Ulusal Gazeteler
Yazarlar 
Anket

Kütüphaneye ne sıklıkta gidersiniz?


  
Hiç gitmem39 Kişi (%27 )
  
Ayda 1 kere46 Kişi (%32 )
  
Ayda 2 kere19 Kişi (%13 )
  
Ayda 3 kere5 Kişi (%3 )
  
Ayda 4 kere ve daha fazla35 Kişi (%24 )

Toplam 144 Kişi

Hava Durumu ( İstanbul )
Bugün
8°C - 12°C
Salı
6°C - 11°C
Çarşamba
6°C - 10°C
Perşembe
6°C - 10°C
Namaz Vakitleri ( İstanbul )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
5:307:1312:2615:0117:2218:52

26 Ocak 2015 Pazartesi
Röportajlar
“Yazma sevinci“ üzerine söyleşi
  Şairsiniz ama eleştiriler de kaleme alıyorsunuz... Türkiye'de okuyucunun 'eleştiriye' bakışı nasıl? Türkiye'deki 'eleştirmen-okuyucu' ilişkisi...
»
»
»
Tarihte Bugün
1926 - Televizyon'un icadı
1948 -  General Kazım Karabekir'in Ölümü.
1970 -  Milli Nizam Partisi Kuruldu.
1994 -  Devalüasyon: Hükümet, 26 Ocak Gecesi, Resmi Kuru Yüzde 13.6 Oranında Arttırarak, 24 Ocak 1980 Yılından Sonraki İlk Resmi Devalüasyonu Yaptı.
1966 - İstanbul'un çeşitli semtlerinde "köylü pazarları" kurulması çalışmalarına başladı. Amaç, halkın daha ucuz sebze ve meyve yiyebilmesi idi.
1948 - İlk teyp satışa çıktı.
1992 - 12 Eylül'den sonra ilk kez memur eylemi düzenlendi İstanbul'daki eyleme 5 bin memur katıldı
Kim KimdirTümünü Göster
Günün Sözü
Dünya; kötülük yapanlar değil, seyirci kalıp hiçbir şey yapmayanlar yüzünden tehlikeli bir yerdir.
(Albert Einstein )
Süper Lig
TakımlarOGBMAvPuan
Fenerbahçe A.ş.1712321539
Galatasaray A.ş.1712231038
Beşiktaş A.ş.1611231035
Elaziğspor3410420-2434
Medical Park Anta3461315-1331
Bursaspor178541329
Kayserispor347819-2829
İstanbul Başakşeh177731228
Sanica Boru Elazi288416-2128
Trabzonspor A.ş.17683326
Gaziantepspor17737-224
Mersin İdmanyurdu17656223
Kasimpaşa A.ş.17656-323
Gençlerbirliği16574622
Akhisar Belediye 17467-918
Suat Altin İnşaat17386-317
Eskişehirspor17386-417
Torku Konyaspor17458-1017
Arşiv Arama
Facebook
Bu Hafta Google

Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,33ms